Kosifler Oto idari yönetim kademesinde görev yapan Ayhan Özen, toplam otomobil satışında lider bir konumda olduklarını söyledi. Kosifler Center’da her ayrıntının düşünüldüğnü belirten Özen, “Müşterilerin rahatlığı için en iyi dizaynlar düzenlenmiş olduğu kadar müşteri güvenliği de en üst seviyede düşünülmüştür. Bir noktadan bir noktaya geçerken akılı kart sistemiyle geçilmektedir. BMW servislerinde tüm teknik özellikleri kontrol edebilecek cihazlar mevcuttur ve Kosifler Oto muhteşem mimarisiyle Otomativ sektöründe bir ilktir. Bunların toplamı bizim sektörde lider bir yere gelmemize olanak sağlamıştır” dedi.
Özen, Avrupa Birliği sürecinde politik ve ekonomik uygulamaların oranı arasında ciddi bir paralellik bulunması gerektiğini vurguladı. Türkiye ekonomisin iyi bir çizgiye doğru gittiğini belirten Özen, “Büyümenin yüzde 7 oranında olduğunu, enflasyon oranlarının ciddi bir düşüş gösterdiğini, bütçe açığının kapanma eğilimine girdiğini ve borç stokunun, gayri safi yurt içi hasılaya oranla azaldığını düşünürsek. ticaret açığı büyümekle birlikte ihracatın hızla arttığını da rahatlıkla görebiliriz. Yabancı yatırım artışları ihracatın artmasına neden olmakta, bu da büyümeyi kamçılamaktadır. 2007-2008 yıllarında yatırım artışlarında bir iniş ivmesi görülebilir.
Bunun da nedeni, 2007 yılında yapılacak olan seçimler ve Merkez Bankası’nın ekonominin aşırı ısınmasını önleme kaygısıyla daha sıkı bir para politikası izleyecek olmasını sayabiliriz” dedi.
Avrupa’ da yaşlanan nüfus ve yaşanan terör tehditinin dünyada geleneksel bürokrasiyi terk etmeye zorladığını belirten Ayhan Özen, “Avrupa ve Amerikan piyasaları durgunluğa girmesinin sebebi budur. Tabiki Avrupa‘da işçi ve üretim maliyetlerinin dünya ve avrupa şirketlerinin ülkelerinden daha ekonomik başka ülkeler aramaya sevk etmiştir. Bu da doğal olarak Türkiye gibi kalkınmaktaki ülkelerin iç piyasanı ve ekonomisini hareketlendirmiştir. Bunu en büyük sebeplerinde başlıcası ABD'nin, yüksek bütçe ve cari işlemler açıklarına ve hâla yüksek olan işsizlik oranına rağmen dünya ekonomisindeki düzelmenin öncülüğünü yapması öngörülmektedir. 2007 yılında ABD ekonomisinin %3,9 oranında büyüyeceği, Japonya'nın ise içinde bulunduğu durgunluktan kurtulamayarak 2007 ve 2008 yıllarında %2 ve %1,4 oranında büyüyeceği beklenmektedir. Avrupa'nın ise 2008 yılında yaşadığı durgunluğun hafifleyerek süreceği, euro alanı ekonomilerinin 2008 yılında %0,5 ve 2004 yılında %1,9 oranında GSYİH artışı sağlayacağı tahmini düşüncelerimdir” dedi.
Çin otomotivindeki gelişmeleri, geçmişteki Japon otomotiv sektörüyle örneklendiren Özen “ Şu unutulmamalıdir ki, Japonya ilk kalkınma dönemlerinde ekonomik ve teknolojik olarak Avrupa ülkeleri tarafından korkulacak bir ülke olarak görülmekteydi. Fakat dünyada marka olmuş firmalarla ürünler hiç etkilenmediği gibi tam tersine tüketicilerden destek almışlardır. Bunun sebebi tüketicilerin bilinçlenmesi ve kaliteli ve kalitesiz ürünlerin rahatlıkla ayırır duruma gelmelerinden kaynaklanmalıdır” dedi.
Türkiye’deki tüketicilerin kullanma ölçülerine göre zamanla otomotiv sektöründe Çin otomotivinin iyi ve kötü bir zemini olacağını belirten Özen, otomativ sanayinin tüm sanayileşmiş ülkelerde ekonominin sürükleyici sektörlerinden birisi olduğunu söyledi.
Sektörün ekonomideki sürükleyici etkisinin ekonominin diğer sektörleri ile olan yakın ilişkisine dayandığını belirten Ayhan Özen, “Otomotiv sanayi, demir-çelik, petro-kimya, lastik gibi temel sanayi dallarında, başlıca alıcı ve bu sektörlerdeki teknolojik gelişmelerin sürükleyicisidir. Diğer sektörlerinin gerek duyduğu her çeşit motorlu araç, sektör ürünleri ile sağlanmaktadır. Bu nedenle sektördeki değişimler, ekonominin tümünü yakından etkilemektedir.
Otomotiv sanayi, “Motorlu taşıt aracı ile aksam ve parçalarını” üreten bir sanayidir. Dünyada toplam motorlu taşıt üretiminin yaklaşık %70’ini otomobil üretimi oluşturmaktadır. Türkiye için de bu oran geçerlidir. Bu nedenle otomobil üretimi, güçlü bir yan sanayi oluşturarak diğer motorlu taşıtların üretimine de destek olmaktadır” dedi.